13 Ocak 2015 Salı

Ender'ın Oyunu - Ender Serisi 1. Kitap




Değerlendirmem : Şimdilik serideki diğer  kitapları  sipariş etmeyi düşünmüyorum.

Filmini izlediğim kitaplar serisinden devam ediyoruz. Bu kitabı internetin kuytu köşesindeki sikimsonik bir "okumanız gerekenler"  listesinde görmüştüm ve tam  içimden "geç bunu" diyeceğim sırada  gözlerim şu cümleye takıldı : "On bir yaşındaki bir çocuk, 'Kimse kendi hayatını kontrol edemez; elinden gelenin en iyisi sana iyi insanlar, sevdiğin insanlar tarafından verilen rolleri yerine getirmeyi sevmek,' diyebiliyorsa, onun Dünyayı kurtarması şaşırtıcı olmasa gerek."
Bu cümleye takılma sebebim sanırım bazı sorunların kendi çapımda çözüm yollarını görmeye başlamış olmamdan kaynaklanıyor. Ancak çözüm için büyük fedakarlıklar yapılması gerek, farkındayım. d&r 'dan hediye çeklerimi kullanırken  Hobbit'in yanına bunu da ekledim.

Kitap hızlı başladı : Formicler  (Kitapta böcek diye geçiyor) 70 yıl önce dünyaya saldırıyor ve bir çok insan yaşamını kaybediyor.  İnsan ırkının tamamen yok olmaması ise Mazer Rackham denen olağanüstü bir komutanın yaptığı hamleler sayesinde oluyor.  Bu konunun etrafında dönen film ve dizilerin bir listesini yaptım şurda...(Upps yapmamışım)
İnsanlar bu uzaylı türüyle  savaşmak için daha zeki askerlere ihtiyaç duyuyor ve daha çocuklar doğmadan onların zeka seviyesini yükseltecek çalışmalar yapıyor. Ender, Valentine ve Peter kardeşler de bu çocuklardan bir kaçı.. Ancak içinde sadece Ender olumlu özelliklere sahip. Şöyle ki Peter tam bir pislik, katil, sincapları yakalayıp onlara acı çektiren bir karakter. Valentine fazla duygusal. Ender ise iyi kalpli, savaşmayı değil sadece kazanmayı seviyor ve inanılmaz bir empati kurma yeteneği var. Bu çocukların davranışlarını gözlemlemek için boyunlarına monitor denen alet takılıyor.

 Son bir test için Ender'ın boynundaki monitor çıkarılıyor ve bundan sonraki zamanda davranışları gözlemleniyor.  Ender abisi Peter gibi olmaktan korksa da bazı hareketlerini onunla eşleştiriyor.

Okulda onu dövmek isteyen çocukla kavgasının sonucunda çocuğu yere seriyor ve bu dövüşü kazanmış olmasına rağmen yerde yatan çocuğa tekmeleriyle vurmaya devam ediyor. Mülayim çocuğumuz Ender için bu şaşırtıcı bir hareket. Albay Hyrum Graff eve gelip bu davranışın nedenini sorunca şu cevabı veriyor: "Onu yere sererek ilk kavgayı kazandım,  bundan sonraki tüm kavgaları  da kazanmak istedim." 

Ender Andrew Wiggin bütün testlerden olumlu görüşler alarak uzay savaşları eğitimini almaya ve asker olmaya  hak kazanıyor. Kitabın bu sayfalarında Ender'ı kabullenenler, ona dayılananlar, Ender'ın zeka oyunlarını geçmesi falan anlatılıyor.
Ender tahmin edebileceğiniz gibi sürekli kademe atlıyor vs vs..

Şimdi serinin 1.hikayesi bana göre neden olmamış ondan bahsetmek istiyorum:

400 sayfa kitap olmasına rağmen her şey o kadar hızlı anlatılmış ki, hiçbir şeyin tadını alamadım diyebilirim. Kitabın sonlarına doğru Ender ve ekibi savaş simülasyonlarına sokularak ciddi bir eğitim almaktadır. (Topu topu 1 tane izledik)  Yine bir savaş simülasyonu ve Ender ile ekibi.  Karşıda Formiclerin gezegeni var. Ender'dan istenen düşmanla savaşması, kendine ait taktikleriyle savaşı kazanması. Her şey oyun gibi görünüyor. Ender düşmanla savaşmak yerine gidip formiclerin gezegenini ekibinden bir kaç asker yardımıyla uçuruyor. Ve ortamda bütün sesler kesiliyor, Ender'ı izleyen komutanlar şaşkın bir şekilde tek kelime edemeden oldukları yerde kalıyorlar. Ne oldu ki şimdi altı üstü bir simülasyon diye düşünürken  hobaa  bir de bakmışız ki simülasyon değil gerçekmiş. Nasıl yani? Bu kadar mıydı?

Daha sonra Ender "neden bana bunu söylemediniz, neden diğer arkadaşlarımı ölüme gönderdim, neden gezegeni yok ettim" diye triplere giriyor. Daha sonra  Ender Kraliçe Formic ile dost olmuş ona yuva arayacağına söz veriyor, işte Formicler yanlışlıkla saldırmış dünyaya aslında saldırmak istememiş falan. Ama Albay Graff bize onların çok kötü olduğuna, çok sıkı savaşmamız gerektiğine inandırmıştı pardon? Baş rolde çocuklar oynuyor diye küçümsemeyeceğim ama bence gerçekten çocuklara yönelik bir hikaye. Benim bilim kurgu damarlarımı doyurmadı ne yazık ki.




Gel gelelim filme.. ne diyebilirim ki gayet güzel başladı, hatta güzel ilerledi. Asa Butterfield iyi bir oyuncu. Off the record: Bu çocuğun röportajlarını izlerken aklıma Justin Bieber geldiğini saklamayacağım.


Bir yorumda okumuştum: "Çocuk olmaları çok saçma, çocuk askerler çıktı bir de." Belki öğretmen olduğum için bilmiyorum ama çocuklar acaip yaratıklar. Aralarında ciddi anlamda zeki birisiyle karşılaştığınız zaman beyninizi kısa bir süreliğine dondurabilirler. Ve "ağaç yaş iken eğilir, yea."

Eğer dünya ciddi bir tehlike anındaysa tabi ki küçük yaştan başlayıp savaş, strateji, duygulardan arınmak, mantığa yüklenmek gibi eğitimler verilcektir. Benim bu yoruma katıldığım nokta eğitime katıldı, bir - iki kez yer çekimsiz ortamda ateş etti, hop savaşa girdi ve Formiclerin gezegenini yok etti. Hem de bunu bir simülasyon sanıyordu.

Filmlerde ne kadar hayvani teknikler, efektler kullanılırsa kullanılsın senaryoda bir  hadi
hadi hop oldu bitti varsa benim ilk saniyelerde aldığım tad yarıda kalıyor ne yazık ki. Filmin yönetmenine ve senaristine sormak istediğim şey şu: Çocuk 11 yaşında evinden alınıyor, uzaya çıkarılıyor, eğitiliyor ve ilk savaşını verip Formic gezegenini yok ediyor üstelik  bu böceklerin kraliçeleri  ile  bizim anlamadığımız bir diyalog kuruyor ve yeni doğacak olan kraliçeye bir yuva bulmaya söz veriyor.  Kitabı bir çırpıda filmde anlatmak   yerine  Ender'ın uzay gemisindeki ilk çaylaklıklarını izleyip içimize sindirsek daha enfes olmaz mıydı?
Filmde hoşuma giden bir sözü paylaşmak istedim:  Hiç kimse için düşmanından daha iyi öğretmen olamaz.



0 yorum:

Yorum Gönder

Blogger tarafından desteklenmektedir.